OSCAR’IN SAHİPLERİ BELLİ OLDU !

88. Akademi Ödülleri, Amerikalı siyahi oyuncu Chris Rock’ın sunumunda 28 Şubat günü Dollby Tiyatrosu’nda sahiplerini buldu. Gecenin kazananlarına göz atmadan önce, Akademi Ödülleri’nin geçmişten günümüze olan hikâyesinde ufak bir yolculuğa çıkalım.

Akademi Merit Ödülleri, en bilindik adıyla “Oscars”, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) tarafından, Amerikan Sinema Endüstrisinin başarısını taçlandırmak için her yıl seçici üyelerin oylaması sonucu kazananlara veriliyor. Ödüllerin ilk takdimi 1929 yılında Hollywood Roosevelt Otel’de gerçekleşti. 250 konuğun bulunduğu tören sadece on beş dakika sürdü. Ödül töreni İlk kez 1930 yılında radyodan sunulmuş, 1953 yılından itibaren de televizyondan yayınlanmaya başlanmıştır. Günümüzde ise Akademi Ödülleri Dünya’nın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilmekte ve 200’den fazla ülkede naklen yayınlanmaktadır.

Oscar ödül heykeli elinde haçlı kılıcı olan ve siyah beş tekerlek delikli bir film makarası üzerinde duran şövalye şeklindedir. Film makarası üzerinde olan bu delikler film endüstrisinin beş alanını temsil eder: Oyuncular, senaristler, yönetmenler, yapımcılar ve teknisyenler.

Oscar ödülleri Amerika’da benzeri diğer ödüllerin verilmesinin önünü açmıştır. Televizyon Ödülleri olarak Emmy, Tiyatro Ödülleri olarak Tony ve müzik Ödülleri olarak Grammy ödüllerinin hepsi Akademi Ödülleri sonrası oluşturulmuştur.

Oscar Ödülleri, bugüne kadar üç kez kazanan adaylar tarafından reddedildi. En bilineni 1972 yılında The Godfather (Baba) filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanan Marlon Brando’dur. Marlon Brando, film endüstrisinin Kızılderililer üzerinde yaptığı ayrımcılığa dikkat çekmek ve eleştirmek için bu ödül törenine katılmamış ve ödülünü reddetmiştir.

Son yıllarda Akademi Ödülleri toplam 24 kategoride verilmektedir. En iyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın ve Erkek oyuncu ve En İyi senaryo (Uyarlama ve Orijinal olarak ayrı ayrı) ödülleri gecenin en merak edilen ve heyecanla beklenen kategorileridir.

Gelelim 88. Akademi Ödüllerinin verildiği 28 Şubat gününün belli başlı önemli anlarına. Akademi Ödül Töreni, sunucu Chris Rock’ın adaylar arasında siyahi oyuncu bulunmamasına yönelik yaptığı eleştiriyle karışık esprili konuşmasıyla başladı. Chris Rock “Beyaz İnsanların Ödülleri” olarak adlandırdığı tören için; “Eğer sunucuları da aday gösteriyor olsalardı ben bu işi bile alamazdım” ifadesini kullandı. Akademi Ödülleri, belirlenen adaylar arasında farklı etnik kimliklerin, siyah adayların göz ardı edildiğini düşünen Hollywood’un önde gelen bazı isimleri tarafından da boykot edilmişti. Boykot ve eleştiriler sonucu Akademi, 2020 yılına kadar farklı etnik azınlıklardan gelen üye sayısıyla kadın üye sayısını ikiye katlayacağını duyurdu.

Akademi Ödüllerinin en merakla beklenen anı, en iyi erkek oyuncu ödülüne 5 kez aday olup her seferinde eli boş dönen Leonardo DiCaprio’nun 6.kez aday olduğu ödülü bu sefer alıp alamayacağıydı. Beklentiler boşa çıkmadı ve Leonardo DiCaprio En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü The Revenant (Diriliş) filmindeki rolüyle aldı. 42 yaşındaki oyuncu ödül konuşmasıyla da dikkat çekti. Leonardo DiCaprio’nun teşekkür konuşması özetle: “Diriliş, bir adamın doğaya karşı mücadelesini konu alıyor. 2015 dünyanın geçirdiği en sıcak yıldı. Film çekerken kar bulabilmek için gezegenin en güney kısmına gitmek zorunda kaldık. İklim değişikliği gerçek, şu anda yaşanıyor. Tüm türlerin karşısındaki en büyük tehdit. Birlikte çalışmalı ve büyük firmalar için değil, tüm insanlık, yerliler ve bu değişiklikten en çok etkilenen milyarlarca insan için liderlere destek vermeliyiz. Çocuklarımızın çocukları için… sesi hırs politikası tarafından boğulmuş olanlar için….Bu muhteşem ödül için hepinize teşekkür ediyorum.”

The Revenant (Diriliş), aynı zamanda en iyi yönetmen dahil 12 dalda Oscar’a adaydı. Geçen yıl “Birdman” filmi ile En İyi Yönetmen ödülünü alan Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzalez  Inarritu, bu yıl da “The Revenant” (Diriliş) filmiyle “En İyi Yönetmen” ödülünü kazandı. Böylece John Ford ve Joseph L. Mankiewicz’dan sonra ödülü üst üste kazanan üçüncü yönetmen oldu.

Türkiye ve Fransa için gecenin heyecanla beklenen anı ise “En İyi Yabancı Film” kategorisiydi. Fransa adına Oscar adayı gösterilen Türk yönetmen Deniz Gamze Ergüven’in Türkiye’de Türkçe çektiği “Mustang” adlı film beklenen ödülü alamadı. Bu kategoride ödülü, Macaristan’dan “Son of Soul” kazandı.

Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD), Türkiye’de vizyona giren tüm yabancı filmler arasından 2015 yılının en iyi yabancı filmi olarak seçtiği “Mad Max: Fury Road” (Mad Max: Öfkeli Yollar) 6 dalda Oscar ödülünün sahibi oldu. Toplam 10 dalda Oscar adayı gösterilen “Mad Max: Fury Road” (Mad Max: Öfkeli Yollar) aldığı ödüller: “En İyi Kostüm Tasarımı”, “En İyi Yapım Tasarımı”, “En İyi Makyaj”, “En İyi Kurgu”, “En İyi Ses Kurgusu” ve “En İyi Ses Miksajı”.

2016 Oscar Ödülleri

En iyi film: Spotlight

En iyi yönetmen: Alejandro G. Inarritu (The Revenant)

En iyi kadın oyuncu: Brie Larson (Room)

En iyi erkek oyuncu: Leonardo DiCaprio (The Revenant)

En iyi yardımcı kadın oyuncu: Alicia Vikander (The Danish Girl)

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Mark Rylance (Bridge of Spies)

En iyi yabancı film: Son of Saul (Macaristan)

En iyi belgesel: Amy

En iyi görüntü yönetmeni: Emmanuel Lubezki (The Revenant)

En iyi film kurgusu: Margaret Sixel (Mad Max: Fury Road)

En iyi kısa film: Stutterer

En iyi özgün senaryo: Spotlight

En iyi uyarlama senaryo: The Big Short

En iyi kısa animasyon filmi: Bear Story

En iyi animasyon filmi: Inside Out

En iyi kısa belgesel: A Girld in the River

En iyi görsel efekt: Ex Machina

En iyi kostüm: Jenny Beavan (Mad Max: Fury Road)

En iyi yapım tasarımı: Mad Max: Fury Road

En iyi makyaj ve saç tasarımı: Mad Max: Fury Road

En iyi ses kurgusu: Mad Max Fury Road

En iyi ses miksajı: Mad Max: Fury Road

En iyi film müziği: Ennio Morricone (The Hateful Eight)

En iyi özgün şarkı: Jimmy Napes ve Sam Smith – Writing’s on the Wall (Spectre)

Reklamlar
OSCAR’IN SAHİPLERİ BELLİ OLDU !

DENEME ÇEKİMİNE GİDERKEN NASIL GİYİNMELİYİM ?

Çoğu oyuncu adayı metni analiz edip ezberlemekten, karaktere çalışmaktan ve çoğunlukla da heyecandan deneme çekimine giderken nasıl giyilmesi gerektiğini düşünmeye fırsat bulamıyor. Abartılı kıyafetler tercih edenler olduğu gibi, kamerada ten renklerine yakışmayan ve ekranda uygun görünmeyen kıyafetleri de seçebiliyorlar. Görüyoruz ki yüksek topuklu ayakkabılar üzerinde rahat duramayan, dengesi bozulan veya çok dar kıyafetler giyip otururken zorlanan, sıcak havada kalın giyinip çok terleyenler oluyor.

Size yakışan, içinde rahat ettiğiniz bir kıyafeti giymek, deneme çekimi esnasında iyi hissetmenize ve karakterle bütünleşmenize yardımcı olacaktır. Eğer siz rahatsanız kamerada da rahat olduğunuz görünür. Bu görünüm sizin deneme çekimi yapılan odaya girdiğiniz ilk anda etkisini göstermeye başlar. Unutmayın ki, deneme çekimlerinde yarattığınız ilk izlenimin önemi sanıldığından daha büyüktür. Bu ilk izlenimdeki en büyük etken de saçınızdan ayakkabınıza kadar nasıl bir dış görünüşe sahip olduğunuzda gizlidir. Peki bu görünümü nasıl sağlarsınız gelin belli başlıklar altında birlikte inceleyelim.

1.Rahat Olun

Öncelikle ne giyerseniz giyin içinde rahat olun. Giydikleriniz sizi harika hissettirsin ve sizin kim olduğunuzu göstersin. Kıyafetiniz deneme çekimine girdiğiniz karakterle uyumlu ve karakteri hissetmenize yardımcı olsun.

Vücudunuz sizin enstrümanınız ve siz fiziksel özelliklerinizi de ön plana çıkarabilirsiniz. Bunu hatlarınızı belli bir ölçüde belirginleştirerek yapın. Abartmaktan kaçının. Kıyafetiniz renk ve beden olarak size uysun. Ne çok dar ne de çok bol giyinin. Boğazlı kazak giymeyin aynı zamanda göğüs dekoltenize dikkat edin. Her zaman temiz bakımlı olun ve güzel kokun. Dağınık, baştan sağma giyinmeyin. Bir gece öncesinden kıyafetinizi hazırlayın ve havalandırın. Ertesi gün karaktere yoğunlaşmak için daha fazla zamanınız olmuş olur. Deneme çekimlerine daha sık giderek rahat ettiğiniz size yakışan kıyafetleri az çok tespit etmiş olursunuz. Doğru kıyafetinizi bulunca bırakmayın. Aynılarını veya benzerlerini giymeye devam edin.

Normalde giymeyeceğiniz bir kıyafeti sırf dikkat çekmiş olmak için giymeyin. Size uymuyor ve sizi yansıtmıyorsa; karakter bu kıyafeti giyer düşüncesi sizin kıyafetin içinde rahat görünmenizi sağlamayacaktır. Sonuçta deneme çekiminiz iyi olmadıkça kimse sizin ne kadar güzel göründüğünüzle ilgilenmeyecektir.

Farklı bir kıyafetle gelmeniz istenmedikçe callback görüşmelerine yine aynı kıyafeti giyebilirsiniz. Bu sizin hafızada kalmanızı kolaylaştırır.

2.Renk ve Desen

Hangi renklerin teninize uyduğunu ve üstünüzdeyken kameradan iyi göründüğünü araştırın. Bazı renkler size yakışsa da kamerada görünümü hoş durmaz. Bunun için kendinizi videoya çekin; size uygun görünümü belirleyin. Drama için size giden daha koyu ve toprak tonlarda; komedi içinse daha canlı tonlarda kıyafetler seçin.

Kameraya düz renk giyinin. Soluk ve mat ya da tam tersi ışıldayan ve parıldayan renklerde kıyafet giymeyin. Düz parlak siyah, beyaz ve kırmızı giyinmeyin. Parlak kar beyaz ekranda ışık saçar, parıldar, patlar. Kırık beyaz veya açık ekru tonlarını deneyebilirsiniz. Siyah asil durmasının yanı sıra sizi ekranda olduğunuzdan daha yaşlı gösterebilir ayrıca ışığı emer.

Size yakışan düz renkleri tercih edin. Şarap rengini, zümrüt ve yosun yeşilini, mor ve tonlarını, denim ve grimsi mavi tonlarını da deneyebilirsiniz. Bu tonlar ten rengi ile uyumlu, yüzü ön plana çıkaran sıcak renklerdir.

Gri ve kahverengi çoğu ten ve saç rengiyle uyuşmadığından pek tercih edilmez. Kıyafetinizin üzerinde grafik baskı ya da yazı olmamasına dikkat edin. Kıyafetlerin logosuz olması uygun olacaktır. İnce ya da kalın çizgili giyinmeyin. Görüntüde tarama oluşmasına sebep olacaktır. Giysilerinizde dikkat dağıtan desenler, karışık renkler, şekiller ve puantiye olmasın.

3.Karaktere Uygun Giyinmek

Karaktere uygun giyinmek ya da giyinmemek bir tercihtir. Kostümle karıştırmadığınız sürece karakterinizi hissetmenize yardımcı olacak tarzda giyinebilirsiniz. Buradaki asıl konu, asi motorcu bir karakteri canlandıracaksanız siz o karakterle bütünleşmedikçe deri ceket ya da kovboy çizmesi giymenizin bir önemi olmadığıdır.

Yüzünüzde hızma veya piercing bulunması ya da saçlarınızın rastalı olması karakterinizle bütünleştirebildiğiniz ölçüde kabul edilebilir. Bir avukat rolü için deneme çekimine T-shirt ve kot pantolonla gidiyorsanız ve burnunuzda da hızma varsa bu sizin seçiminizdir. Bu aynı zamanda takım giymenin de uygun olacağı bir görüşmeye tshirtle gitmenin öz güveni ve rahatlığının sizde olduğunun göstergesidir. Yalnız bu özgüven ve rahatlığı umursamamazlıkla karıştırmayın. Genç bir avukat ya da doktor ve benzeri roller için sakallı, dağınık saçlı bir halde ayağınızda parmak arası terlikle görüşmeye gitmeyin.

Sizden karaktere uygun kostümle gelmeniz istenmedikçe, bir polisi canlandıracağınız deneme çekimine polis kostümü ile gitmeyin. Özellikle de bazı projelerde karakterler deneme çekiminden seçilebilir. Polis rolü için deneme çekimine girersiniz ama avukat rolüne uygun görülebilirsiniz. Üzerinizde polis kostümünün olması sizin avukat olarak düşünülmenizi zorlaştıracaktır.

Bir iş kadını ya da iş adamı için deneme çekimine katılacaksanız ve karaktere uygun giyinmek istiyorsanız bunu ufak değişikliklerle yapabilirsiniz. T-shirt yerine gömlek; kot yerine kumaş pantolon giyebilirsiniz. Deneme odasına nasıl birini aradıklarını tahmin etmeye çalışarak girmeyin. O odaya sizin aranan kişi olduğunuzu düşünerek girin. İşin özü polis gibi giyinmeniz istenmedikçe polis kostümü ile gitmeyin. Önemli olan sizin o odada polis olabilmenizdir. Oynadığınız karakterin gerçekliğini yansıtabildiğiniz sürece tercihler tamamen size aittir.

4.Makyaj

Seçmelere makyaj uzmanlarını ya da moda tasarımcılarını stil danışmanlarını beklemiyorlar. Yüzünüzü makyaja boğmayın. Sizin en önemli kazancınız yüzünüz. Sade ve doğal olun. Çoğu kez allık, rimel ve ten renginize uygun bir ruj yeterli olacaktır. Takma kirpiği yüzünüzde makyaj olmasa da rolünüze uygun olmadıkça kullanmayın. Genç kız rolü için başvurduğunuzda genç bir görünüme sahip olmanız önemlidir bu yüzden makyajınıza dikkat edin. Makyaj nedeniyle yaşından büyük göstermeniz, rolü kaybetmenize neden olabilir.

Uzun saçlı ya da kâhküllüyseniz saçınızın yüzünüzü kapatmamasına dikkat edin. Saçlarınız açık gidiyorsanız, rolden kaynaklı toplamanız istenebilir, yanınızda toka götürün. Erkek oyuncuların başka projede devamlılığı olmadıkça, saç ve sakallarının temiz ve düzgün görünümde olması uygun olacaktır.

5.Aksesuar

Toka, fular, kravat, tespih gibi karakterinize yardımcı olacak aksesuarlar kullanabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken konu “dikkat çekmek”. Abartılı takı takarak, insanların dikkatini sizden başka yöne çekmeyin. Dikkatler sadece sizin üzerinizde olmalı. Kulağınızda parıldayan küpe ya da bileğinizdeki bileklik dikkatleri üzerinde toplamamalı.

6.Ayakkabı

Rahat yürüyebildiğiniz ve içinde rahat göründüğünüz ayakkabılar giyin. Podyumda yürüyebilecek kadar iyi değilseniz yüksek topuklu ayakkabı giymeyin. Nasıl hareket ettiğiniz aslında nasıl hissettiğinizin de göstergesidir. Kendinden emin ve güven dolu yürüyün.

Son olarak unutmayın en önemli giysiniz gülümsemeniz. Yüzünüzde çevrenize pozitif enerjiler veren bir ifade olması akılda kalmanızı sağlayacaktır.

DENEME ÇEKİMİNE GİDERKEN NASIL GİYİNMELİYİM ?

OYUNCULUKTA KARAKTERİ ANLAMAK

Daha önce oyunculuk eğitimi alan çoğu oyuncu, karakter yaratma sürecinin başlangıçta ne kadar zorlayıcı olduğunu deneyimlemiştir. Bunun en büyük sebebi, öğrendikleri teknik ne olursa olsun karakter çalışması yaparken nereden başlayacaklarını bilmemelerinden kaynaklanır. Eğer siz de çalıştığınız karakteri oluştururken zorlanıyorsanız başlangıçta karakterinizi tanımanız adına Uta Hagen Tekniği – “Altı Adım”  tam da size göre.
Uta Thyra Hagen, 1919-2004 yılları arasında yaşamış, Almanya doğumlu, Amerikalı Broadway oyuncusu ve drama öğretmenidir. İki kez en iyi kadın oyuncu ödülü ve hayat boyu başarı ödülü olmak üzere toplam üç Tony Ödülü almıştır. New York’ta tanınmış bir oyunculuk okulu olan HB Stüdyo’da eğitmenlik yapmıştır. “Respect for Acting” adlı oyunculuk kitabı her oyuncunun okuması gereken bir başucu kitabı niteliğindedir. Hagen’a göre sahnede seyredilen bir oyuncunun performansı esnasında; o oyuncunun aklından geçenler, oyuncunun oyun kurgusu ve oyununun içine yerleştirdiği ayarlamalar görünür ya da sezilecek olursa: bu kötü bir oyunculuktur. Önemli olan, oyuncunun anın içinde anı yaşayabilmesi, gerçek olabilmesidir.
Hagen eğitimlerinde oyuncuların karakter hakkında olabildiğince bilgi edinmeleri, karakterin dünyasına ait her şeyi bilmeleri gerektiğini söyler. Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? Bunun en iyi yolu karakterinizle ilgili bir liste çıkarmanız olacaktır. Hagen bu listeyi çıkarmak için karakterinize sormanız gereken soruları “Altı Adım” altında toplar. Bunlar karakterinizi tanımak adına soracağınız temel sorulardır. Bu soruları doğru analiz edebilmeniz için karakterinize sorduğunuz soruların cevabını karakterin ağzından vermelisiniz. Bu soru-cevap süreci sizin karakterinizle aranızdaki bağlantıyı kurmanızı kolaylaştıracaktır.
Peki nedir bu “Altı Adım” Gelin beraberce bu sorulara bir göz atalım.
1. Ben Kimim?
Bu soru karakterinizle ilgili aklınıza gelen her detayı içermektedir: adı, yaşı, adresi, akrabaları, ne sever, ne sevmez, hobileri, kariyeri, nasıl giyindiği, fiziksel özellikleri, düşünceleri, inanışları, dini, eğitimi, soyu, nereli olduğu, düşmanları, dostları, sevdiği kişi, sosyal statüsü vb. karakteri oluşturan sorular. Buna ek olarak; Kendi varlığımı nasıl algılıyorum?
2. Koşullar Nelerdir?
Bu soruyu dört gruba ayırabilirsiniz.
  • Hangi Zamandayım?

Hangi yüzyıl, yıl, mevsim, ay, gün, günün zamanı, anındasınız? Bu karakterinizle seçilen hayatınız ne zaman başladı?

  • Neredeyim?

Hangi ülke, şehir, mahalle, ev veya bina veya odanın içindesiniz? Çevrenizi hangi manzara sarıyor sizi

  • Beni ne çevreliyor?

Şu anki manzara ve hava ne? İçinde bulunduğunuz ortamın durumu nasıl ve bu ortamı oluşturan canlı-cansız her şeyin, etmenlerin durumu nasıl?

  • Verilen Koşullar Ne?

Şu andan önce, tam şu an da ne oldu ve şu an da ne olmakta? Şu andan sonra ve ileride ne olmasını umuyor ya da planlıyorsunuz?

3. İlişkim Ne?

İçinde bulunduğunuz şartlarla olan ilişkiniz nasıl? Koşullarınızla bağlantılı olan mekanla, objelerle ve insanlarla ilişkiniz nasıl?

4. Ne İstiyorum?

Ana amacınız ya da ihtiyacınız ne? Karakterinizin acil olan ihtiyacı ve ana amacı ne?

5. Engelim Ne?

İstediğiniz şeyle aranızda olan, yolunuza çıkan engel ne? Bunun üstesinden nasıl gelebilirsiniz?

6. İstediğim Şeyi Elde Edebilmek için Ne Yaparım?

Amacınıza nasıl ulaşırsınız? Davranışınız ne olur? Yaptığınız eylemler ne olur? Fiziksel hareketiniz ne olur? Ne söylersiniz?

Bu soru cevap sürecinin daha verimli geçebilmesi için size yardımcı olacak bazı terimlerin üzerinden gelin beraberce geçelim.

Ana Amaç: Sahnenin amacı ve sizin fiziksel eylemlerinizle ortaya çıkardığınız maksadınız. Oyunun izlediği yolda karakterinizi ne istiyor?

Sahnenin Amacı: Birbiri ardına mantıklı olarak gelen eylemler aracılığı ile net bir ana amaç belirlemek.

Bilinçaltı Amaç: Bilinçli istenilen ya da ihtiyaç duyulan şeyin altında yatan “motivasyon” ve “neden”.

Engel: İstediğim ile aramda duran ne?
Son olarak bu çalışmayı yaparken zorunlulukla arzunun ayrımını net yapın. Evi temizlemek zorunda olmanızın doğuracağı eylem; evi temizlemek istemenizin doğuracağı eylemden farklı olacaktır. Her zaman gerçek amacınızı ihtiyaç duymak, istemek ve arzulamak şeklinden ayrı olarak tanımlayın. Sizin yapmak zorunda olduğunuz şey belki de asıl istediğiniz şeyin önünde duran bir engeldir.
OYUNCULUKTA KARAKTERİ ANLAMAK

HABER SPİKERİ NASIL OLUNUR ?

Medyanın her geçen gün hayatımızda daha aktif bir rol alması bu sektörde çalışan spiker ve sunucuya olan ihtiyacı arttırmaktadır. Televizyonda spiker olarak çalışmak isteyen medya mensupları spor, ekonomi veya haber bültenleri gibi farklı alanlarda çalışabilirler. Bu alanlardan Haber Bülteni sunmak isteyen her spikerin gönlünde yatan ise Ana Haber Bülteni spikeri olmaktır. Bir spikerin haftanın beş günü canlı yayınla, yaşadığı şehirde, ülkesinde ve dünyada olup biten olayları 30 saniyede ülkesinin en ücra köşesinde yaşayan kişinin evine konuk olarak paylaşma fikri bu mesleğin en cazip yanlarından biridir. Bu fikir heyecanlı olmasının yanı sıra büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir. ( “Spiker/Sunucu Nedir, Nasıl Olunur?” yazımızı inceleyebilirsiniz.)

Eğer siz de Haber Bülteni Spikeri olmak istiyorsanız öncelikle bir haber programının işleyişi nasıl olur gelin bir göz atalım: Haber programları spikerin önüne gelene kadar uzun bir süreçten geçer. Haber niteliği taşıyan bir olayın gerçekleştiği ortamda bir muhabir bulunur ve bilgi toplar. Muhabir ve kameraman haber niteliği taşıyan olayı görüntüler. Bazen bu görüntüler haberin önemine göre ajanslardan da hazır olarak alınabilir. Ajanslar, 24 saat haber peşinde hareket eden muhabirler sayesinde sektöre haber yetiştirmektedir. Hazırlanan ya da hazır temin edilen bu görüntüler programın konseptine göre montaja gelir. Haber metni yazılır. Haber metni ve haber görüntüsü montajlanır ve programın akışında yerini alır. Bazen muhabir ve kameraman olay yerinde bekler ve programın akışına göre yayına canlı bağlanılır. Montaj, haber metni yazma, görüntülerin çekilmesi, görüntülerin ulaştırılması gibi her aşamada da insan gücüne ihtiyaç vardır. Peki bir haber bülteni spikeri nasıl olabilirsiniz gelin beraber inceleyelim.

  • Öncelikle bir spiker veya sunucu olabilmek için gerekli olan genel kriterlere sahip olmalısınız. Bunu eğitim; ekrana yakışan bir görüntü; düzgün bir diksiyon ve fonetik olarak özetleyebiliriz. Bu kriterlerin tamamını “Spiker/Sunucu Nedir, Nasıl Olunur?” yazımız altında inceleyebilirsiniz.
  • Bir Haber Bülteni spikeri olmak istiyorsanız; belli bir kültür seviyesinin üzerinde olmalısınız. Hep okumalı, araştırmalı, gündemi takip etmeli, her zaman ve her koşulda bilgi dağarcığınızı taze tutmalısınız.
  • Başarılı bir Haber Bülteni spikeri olabilmek için, spikerliğin mutfağından yetişmelisiniz. Başlangıç olarak kamera önüne geçmeden önce kamera arkasında da kendinizi kanıtlamalısınız. Metin yazarı, editör, muhabir veya stajyer olarak televizyonların haber bölümlerinde ya da gazetelerde çalışmalısınız. Haber niteliği taşıyan bir olayın nasıl araştırılacağını, yazılacağını ve rapor edileceğini bilmelisiniz. Özetle, belli bir alt yapınız olmalı, haberi bilmeli, konjonktüre (iktisadi hayatın iyileşme ve kötüleşme konusunda gösterdiği değişikliklerin hepsine denir) hakim olmalısınız.
  • Ana haber bültenini sunmak herkesin gönlünde yatan, ulaşılmak istenen asıl noktadır. Bu sizin başarı ve azminizle belli bir zamanla olur. Başlangıçta sabah erken veya gece haberlerini sunmaya; hafta sonu, bayram ve resmi tatillerde çalışmaya hazırlıklı olmalısınız.
  • Haber metnini sunarken metni çok iyi anlamalı ve konuya hakim olmak zorundasınız. Bir haberi sunarken o haberin içinde olabilmeli, haberi özümseyebilmelisiniz. Metni okurken, ses ve nefesinizi doğru kullanabilmelisiniz.
  • Haber Bülteni sunarken objektif olmalı, herkese ve her konuya aynı mesafede durabilmelisiniz. Kendi yorumunuzu kattığınız bir konsepte sunum yapıyor olsanız bile, amacınız kesin bir onaylama ya da onaylamama olmamalı.
  • Canlı yayında bir haber metnini kamera karşısında nasıl okumanız gerektiğini, kameraya nasıl bakmanız gerektiğini ve prompterden haberleri okurken nasıl bir hareket tarzınızın olması gerektiğini iyi bilmelisiniz.
  • Duygu geçişlerini dozunda yapabilmek, Haber spikerliğinin en zorlayıcı unsurlarından biridir. Ölüm haberi sonrası program akışına göre gülümsetebilecek bir habere geçerken ki yüz ifadenize hakim olabilmelisiniz.
  • Haber Bülteni akışının hazırlanma aşamasında bulunmadıysanız bile, akışı a’dan z’ye bilmeli, akışa hakim olmalısınız.

Haber spikerliği saygın ve gözde bir meslektir. Başarınızla orantılı olarak tatminkar bir geliriniz olur. TRT ve Anadolu Ajansı devlete bağlı kurumlardır. Bu kurumlarda çalışan spikerler 3000 TL maaşla başlarlar. Maaşlar kıdeme ve yakalanan başarıya göre artış ve değişkenlik gösterir. Özel televizyonlarda ulusal bir firma yerel bir firmaya nazaran daha fazla maaş verir. Yerel firmalarda maaşlar genelde 1500-2000 TL civarıdır. Özel televizyonlarda haber bülteni spikerlik maaşları karşılıklı anlaşmaya, spikerin tecrübesine ve başarısına göre değişir. Günümüzde tecrübeli bir Haber Bülteni spikerinin aldığı ücret, asgari ücretin yaklaşık 7-8 katı kadardır.

HABER SPİKERİ NASIL OLUNUR ?

SESLENDİRME STÜDYOSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Seslendirme (dublaj) sanatçısı olmakla ilgileniyorsanız Seslendirme ve Sesi Doğru Kullanma yazımızda, başarılı bir seslendirme sanatçısı olabilmek için, sesin nasıl kullanılması gerektiğini bilmenin önemli olduğundan ve yeteneğin ancak çok pratik yaparak geliştirilebileceğinden bahsetmiştik. Siz de seslendirme sanatçısı olmak için eğitim alıyor, pratik yapmak istiyorsanız seslendirme stüdyosuna gittiğiniz zaman kayıt esnasında nelere dikkat etmelisiniz gelin birlikte göz atalım.

  • Seslendirme stüdyosuna gitmeden ez az bir saat öncesine kadar yemek yeme ihtiyacınızı karşılamış olmalısınız. Hafif, midenizi rahatsız etmeyecek ve sonrasında sizi susatmayacak yiyecekler tercih edebilirsiniz. Soğan, sarımsak gibi nefesinizin kokmasını sağlayacak yiyeceklerden uzak durun. Dişlerinizi mutlaka fırçalayın. Bunun için olanağınız yoksa ferahlatıcı şeker ya da sprey kullanabilirsiniz.
  • Stüdyoya gelmeden önce ya da stüdyoya biraz erken giderek ısınma hareketleri yapmanız, kayıt esnasında sizin daha rahat olmanıza yardımcı olacaktır. Ağız ve yüz germe hareketleri ve ses açma çalışmaları yapın. Sesinizde farklılaşmalar yaşamamak için kayıt öncesi türk kahvesi ya da sigara içmemeye dikkat edin.
  • Stüdyoya vaktinden 10-15 dakika önce gidin. Eğer geç kalacaksanız arayıp haber verin ya da ajansınızın sizin yerinize yapmasını isteyin. Profesyonel bir seslendirmen işini, kendisine verilen süreden daha çabuk bitirebilecek seviyededir. İşinize konsantre olun ve size verilen sürede işinizi bitirmeye çalışın.
  • Hastaysanız kaydı birlikte gerçekleştireceğiniz arkadaşlarınıza hastalığı yaymamak için gereken önlemleri alın. Durumunuzun ciddiyetine göre stüdyoya önceden bildirin.
  • Her işte olduğu gibi kişisel temizliğine özen gösterin, yoğun kokular dar alanda çalışan insanları zor durumda bırakabilir unutmayın.
  • Kayıt odalarında mikrofonlar oldukça hassastır, ses çıkartan kıyafetleri, telefon gibi bildirimde bulunan araçları, saat gibi aksesuarların kullanmamaya özen gösterin.
  • Uzun süre kayıtta kalacaksanız rahat ayakkabı giyin.
  • Stüdyonun soğuk olmasına karşın yanınızda ince bir ceket ya da hırka bulundurun. Dışarısı sıcakken bile stüdyonun içi serin olabilir. Sıcaklık nedeniyle rahatsız olursanız ve sizin terlemenize neden oluyorsa bunu belirtin.
  • Başkasının kaydı esnasında etrafta dolaşmayın, çantanızı karıştırmayın, poşet-paket gibi ses çıkarabilecek eşyalarla uğraşmayın. Sessiz olduğunuz müddetçe, çalışma arkadaşınızın dikkatini dağıtmadan hareket edebilirsiniz.
  • Yan yana partnerinizle diyalog halinde konuşuyorsanız, yanınızdaki partnerinizin gözüne bakmaya ya da ifadesini yakalamaya çalışmayın. Bu kamera ya da tiyatrodan ses kayıt stüdyosuna giren çoğu oyuncunun yaptığı alışkanlıktan gelen bir harekettir. Başınızı göz kontağı kurmak ya da başka herhangi bir sebeple çevirmeniz; sesinizin mikrofonun odak noktasından kaymasına neden olur. Böylece sesiniz ya kısık çıkar ya da kaybolur. Sesinizin tam performansını yansıtamazsınız. Büyük olasılıkla tekrardan kayıt alınması gerekir. Bu zaman kaybına yol açar ve sizin acemi gibi görünmenize neden olur.
  • Okuma yaparken aniden sesinizi yükseltmeniz; ya da çok yavaş sakin bir monoloğu aniden yüksek tonda bitirmeniz gerekiyorsa; teknisyenin başlangıçta bunu bilmesinde fayda var. Teknisyenin sorun yaşamaması için kayıt esnasında mikrofonla olan mesafenizi sabit tutun. Aniden bağırmanız ya da sesinizi yükseltmeniz gerekiyorsa çok hafif geri çekilmeye çalışın. Zaman ilerledikçe ve profesyonelleştikçe kayıt esnasında hafif hareketlerle mikrofonda sesinizi ayarlayabilir, ses patlamalarının ya da ses kayıplarının önüne geçebilirsiniz.
  • Okuma yaparken çıkan kağıt sesi, kaydı bozar. Okuduğunuz metin iki kağıttan fazla ise onları zımbalamayın. Tek tek sıraya koyun. Okumanızın ortasında çevirmek zorunda kalırsanız, sayfanın sonuna kadar bekleyip, son cümlenizde hızlı bir duraksama yaparak kağıdı değiştirin ve kaldığınız yerden devam edin. Bu oluşan boşluk sonradan editlenebilir. Bu boşluk anında oluşan kağıt sesi mix esnasında silinebilir. Olanağınız varsa iki üç sayfayı yan yana mikrofonun ya da ekranın altına yerleştirip oradan da okuyabilirsiniz.
  • Başkası okurken, okuması bitmeden konuşmaya başlamayın. Arka arkaya hızlı okuma yapıyorsanız yine sesi üst üste bindirmemeye dikkat edin. Karakter geçişlerinde es bırakmaya dikkat edin. Ayrı ayrı kayıt alınıyorsa senkrona dikkat edin.
  • Hiçbir şekilde izinsiz, haber vermeden: stüdyonun, diğer sanatçıların, seslendirme cast listesinin fotoğraf ya da bilgisini başkalarıyla paylaşmayın Habersiz yapacağınız paylaşımlar işten çıkarılmanıza veya hukuki sorunlara neden olabilir.
  • Son olarak iş arkadaşlarınızın sizin başarınızın mimarisinde payları vardır. Onlara fırsat buldukça teşekkür edin.
SESLENDİRME STÜDYOSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

FİLM NASIL ÇEKİLİR SÜREÇLERİ NELERDİR ?

Hayranlıkla ve zevkle seyrettiğiniz filmlerin nasıl yapıldığını, hangi aşamalardan geçtiğini merak ediyorsanız bu yazımız tam size göre! Bir filmin yapım süreci fikirle başlar. Fikrin son aşaması senaryodur. Senarist, yapımcı ve yönetmen anlaşmasıyla filmin yapım, çekim ve post-prodüksiyon süreci tamamlanır. En son filmin dağıtım, pazarlama ve satış işlemleri gerçekleştirilerek film, siz seyircisi ile buluşur. Filmin, fikir aşamasından gösterimine ve gösterim sonrası satışına kadar olan tüm bu süreçlerini planlayan, koordine eden kişi yapımcıdır. Yapımcının yapım süreciyle, bir filmin yapım aşamasını birbirinden ayrı tutamayız. Yapım süreci ile ilgili daha detaylı bilgiyi Yapımcı Nedir, Nasıl Olunur ? yazımız altında inceleyebilirsiniz.

Şimdi gelin bir filmin yapım aşamaları nelermiş birlikte bakalım.

1.Fikir ve Geliştirilme Süreci

İlk olarak filmin yapımcısı projesi için bir fikir seçer. Bu fikir bir kitaptan, başka bir filmden, oyundan, yapımcının duyduğu ya da yaşadığı gerçek orijinal bir hikâyeden, pitching seanslarında beğendiği bir senaryodan, sinopsisten olabilir. Sinopsis, bir film senaryosunun ilk aşamasını oluşturur. Hikâyeyi ilk olarak yazıya dökmek, genel hatlarıyla konsepti belirlemek için oluşturulan 5 sayfayı geçmeyen hikaye özetidir. Sinopsis sonrası film öyküsü (Treatman) geliştirilir. Bu işlem hikayenin senaryoya dönüşmeden önceki halidir. Bir nevi senaryonun iskeleti de denilebilir. Önemli olmadıkça diyaloglara yer verilmeden sahnelerin belirlendiği noktadır. Treatman sonrası genişletilen öykü ayrımlama yapılarak çekim senaryosu olmaya hazır metin durumuna getirilir. En son aşama olan çekim senaryosu hazırlanır. Çekim senaryosu henüz çekilmeyen filmin, bittiği zaman alacağı biçimin, önceden en küçük ayrıntılarına dek kağıt üzerinde belirtildiği halidir.

2.Çekim Öncesi Ön Hazırlık

Senaryo tamamlandıktan sonra yapımcı, bütçe planlaması ve finans planını hazırlar; oyuncular ve set ekibinin oluşturulmasını ve ekipmanların teminini sağlar. Ekip oluşturulduktan sonra mekanlar seçilir ve çekim öncesi set kurulması gerekiyorsa çekim platosu kurulur. Çekimin yapılacağı günler ve sahne planları oluşturulur. Film için gerekli olan sahne aksesuarları; ekipmanlar; kostüm ve aksesuarlar temin edilir. Gerekiyorsa konaklama ve ulaşım ayarlamaları yapılır. Genel hatlarıyla bir filmin set ekibi; yapımcı, yönetmen, cast direktörü, oyuncular, yardımcı yönetmen, reji ve asistanları, prodüksiyon amiri ve yardımcıları, görüntü yönetmeni ve kamera asistanları, sanat yönetmeni ve asistanları, ışık şefi ve ekibi, ses şefi ve ekibi, set amiri ve ekibi, kostüm sorumlusu ve asistanları, makyaj sorumlusu ve asistanları ve geri hizmetlilerden oluşur.

3.Çekim Süreci

Film çekiminin gerçekleştirildiği aşamadır. Genel hatlarıyla bir filmin çekim günü reji asistanının hazırladığı çekim programına ve çağrı kağıdına (call sheet) göre başlar. Çağrı kağıdında özetle: hareket saati; çekilecek olan sahneler ve sahnelerin nerede çekileceği; hangi oyuncuların o gün görev alacağı ve saat kaçta sette olacağı; çekim için gerekli olan ekstra ekipmanlar gibi konular yer alır. Çekim programına göre gidilen yerde set kurulur; ışık, ses ve kamera ayarlanır; oyuncuların kostüm ve makyajı hazır hale getirilir; aksesuarlar yerleştirilir. Set ve oyuncular hazır olunca, oyuncular yönetmenle sahne ve akış provası alır; yönetmenin uygun gördüğü plan ve açılarla çekimler tamamlanır. Kurgu aşamasında sorun yaşanmaması için her çekim; kısaca sahne numarası, çekim planı, tekrar sayısı, çekim gününün ve kaset numarasının (roll) belirtildiği çekim tahtası (klaket) tutulur. Aynı uygulama reji asistanı (bu işlem için timecode denen bir çizelge kullanır) ve ses teknisyeni tarafından da yapılır. Bu üç ayrı verinin aynı senkronda gitmesi önemlidir. Sesler kamera ile yapılan çekimden ayrı bir cihaza kayıt edilir ve çekim sonrasında kurgu sırasında senkronize edilmelidir. Çekilen sahneler her gün yönetmen, görüntü yönetmeni, yapımcı tarafından izlenerek kontrol edilir.

4.Post-Prodüksiyon

Bu aşamada görüntü, ses ve diyaloglar montajlanır. Ses efektleri oluşturulur ve kaydı gerçekleştirilir. Film müzikleri hazırlanır. Jenerik oluşturulur. Eğer gerekiyorsa bilgisayar efektleri dijital ortamda oluşturularak eklenir. En son sesler ayrı kanallarda kurgulanarak son haliyle görüntü ile birleştirilir. Yapımcı, yönetmen, görüntü yönetmeninden onay alındıktan sonra film kareleri kitlenir. Bu değişiklik yapılmayacağı anlamına gelir. Sonrasında film, müzik parçalarının oluşturulması için bu alanda uzmanlaşmış kurgu operatörlerine verilir.

5.Dağıtım, Pazarlama ve Satış

Film potansiyel dağıtıcılara izletilir. Dağıtıcı kaynaklarla anlaşma yapıldıktan sonra filmin gazete ilanları, reklam kampanyaları, fragmanı, web sitesi, sosyal medya kullanımı, film afişi, film müziği ve basın dosyası gibi tüm tanıtım faaliyetleri oluşturulur. Filmin gösterim tarihi ve nerede gösterileceği belirlenir. Genelde vizyon tarihinden bir gün öncesi düzenlenen Gala ile film seyircisi ile buluşur. Bu gecede set ekibi, yapımcı ve oyuncular filmi davetlilerle beraber seyreder ve film hakkında röportaj verirler. Sinema sonrası film, yapılan anlaşmalarla satışı gerçekleştirilen televizyonda ve internette gösterilir ve DVD basımı gerçekleştirilir.

FİLM NASIL ÇEKİLİR SÜREÇLERİ NELERDİR ?

CAST FOTOĞRAF ÇEKİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Cast direktörleri, ajanslar, menajerler ve yönetmenler hakkınızda bir fikre varmak, sizi tanımak ve ne yapacaklarına karar vermek için cast fotoğraflarınıza (headshot) bakmak isteyecektir. Özellikle cast direktörleri her bir rol için ayrı ayrı yüzlerce oyuncu adayı arasından en doğru olanı bulmak için headshotlara oldukça önem verir. Pek çok aday arasında dikkat çekebilmeniz için headshotınızın iyi olması oldukça önemlidir. Fotoğraflarınız görüldüğü an cast direktörüne “Evet, bu oyuncuyu deneme çekimine çağıralım.” dedirtmelidir. Bu nedenle, bir oyuncu adayı olarak, headshot sizin reklamınızı yapacak en akılda kalıcı tanıtım araçlarınızdan biridir.

Cast direktörlerinin veya yönetmenlerin dikkatini çekebilmek için headshot çekiminiz nasıl olmalı ve çekimde nelere dikkat etmelisiniz merak ediyorsanız bu yazıyı sizler için kaleme aldık.

  • Headshot, bir oyuncunun yapması gereken yatırımların başında gelir. Kendinize yatırım yapın ve para harcayın. Evet, harcayın! Buna değecektir. İleride profesyonel bir oyuncu olmak istiyorsanız, henüz yolun başındayken, cast fotoğrafınız profesyonel olmalıdır. Bunun için eğitimli ve deneyimli profesyonel bir headshot fotoğrafçısına gidin. Her deneyimli stüdyo fotoğrafçısı doğru ve uygun headshot çekemez. Bu nedenle, çalışacağınız fotoğrafçıyı iyi araştırın. İnternetten liste çıkarın ve çektiği fotoğrafları inceleyin. Çekim esnasında fotoğrafçı sizinle iyi bir bağ kurabilmeli ve sizi rahat ettirebilmelidir. Çekim sonucu elde edeceğiniz fotoğraflarınızı, yüzünüzde veya saçınızda büyük bir değişim olmadıkça, 2-3 yıl rahatlıkla kullanabilirsiniz. (Çocukların ve ergenlik dönemindeki gençlerin ise yüz hatlarının hızlı değişmesi nedeniyle fotoğraflarını her yıl yenilemeleri daha doğru olacaktır.)
  • Çekim günü bedeninizin yorgun olmaması için uykunuza dikkat edin. En az 8 saatlik uyku ile çekime katılın. Böylece gözaltı morluklarının veya şişliklerinin de önüne geçebilirsiniz. Sağlam bir kahvaltı yapın. Rahat ve içinde iyi hissettiğiniz kıyafetler giyin. Saç ve makyajınız deneme çekimine katılır gibi doğal ve sade olsun. Makyajla belirgin mimik çizgilerinizi, yara izinizi veya benlerinizi kapatmayın. Genellikle düz siyah bir tişört giyilse de siz yüzünüze ve göz renginize uyan sade bir tonda da giyebilirsiniz. Beyaz giymemeye özen gösterin. Tişörtünüzün veya bluzunuzun ince askılı, straplez veya boğazlı olmamasına dikkat edin. Erkeklerin sıfır yaka; kadınlarınsa kalın askılı, V veya omuzları kapalı kayık yaka bir tişört ya da bluz giymesi tercih edilir. Kıyafetinizin üzerinde logo, taş, parıltı, sim veya desen bulunmamalıdır.
  • Headshot genellikle üç çeyrek (portre-omuz hizası), 8×10 ebatlarında, arka fon hafif bulanık şekilde çekilir. Retouching (çekilen fotoğraf üzerinde rötuş yapılması) işleminin çok doğal yapılması gerekmektedir. Ten renginiz değişmemeli, mimik çizgileriniz tamamen silinmemeli, yara izi veya beniniz varsa yok edilmemelidir. Çekimin doğal ışıkta veya stüdyo ışığında olması tamamen sizin seçiminizdedir. Televizyon projeleri için stüdyo ışığında yapılan çekimler yeterli olmaktadır. Film projeleri için de stüdyo ışıklı headshot kullanabileceğiniz gibi doğal ışıkta sizi yansıtan fotoğrafları da kullanabilirsiniz.
  • Saçınızın ve makyajınızın kusursuz olduğu, ışığın sizi mükemmel yansıttığı, biraz da rötuş yapılmış bir fotoğrafınızla dünya yıldızı gibi görünebilirsiniz. Ne yazık ki, headshot Facebook profil fotoğrafı veya manken/fotomodellerin kullandığı setcard değildir. Kısaca, headshot en güzel göründüğünüz haliniz değil, en doğal olduğunuz haliniz olmalı; tamamen sizi yansıtmalıdır. Bilmelisiniz ki, cast direktörleri deneme çekimine çağırdıkları adayların tamamen ellerindeki fotoğraflarını yansıttıklarından emin olmalıdırlar. Yanlış seçilmiş fotoğraflar yüzünden beklenilenden farklı birini görmek, yani gerçek sizi görmek, yanlış seçilmiş hayal kırıklığı yaratabilir. Bu durum, sonrasında bir daha çağırılmamanıza bile neden olabilir.
  • Cast direktörü, ajans veya yönetmen fotoğraflarınıza baktığı zaman, sizin yaş aralığınızı, ekonomik duruma göre duruşunuzu (sosyete, zengin, orta sınıf vb), çekicilik seviyenizi, toplum içindeki sınıflandırmanızı (anne, eğitimli profesyonel çalışan, suçlu, kurban, vb) ve karakterinizin doğasında olan görünüşünüzü (tatlı, arkadaş canlısı, seksi, güçlü, huysuz vb.) anlayabilmelidir. Headshot seansınıza gitmeden önce, şu anki tipinize uygun karakterinizi belirleyin. Fotoğraflarınızı hayal ettiğiniz roller için değil, şu an seçilebileceğiniz roller için çektirin. Güçlü ve sert bir ifadeniz varsa onu tatlı, güleç bir hale sokmaya çalışmayın. Bu sizin doğal duruşunuzdur. Olduğunuzdan farklı bir karakter yaratmaya çalışmanız,  rahatlıkla alabileceğiniz rollere çağrılmanızı engelleyecektir.
  • “Headshot”da her şey gözlerde biter. Kamera önü oyunculuğunda olduğu gibi odak noktası, gözler ve arkasında yatan hikayededir. Fotoğraf çekilirken direkt fotoğraf makinesinin içine bakmalısınız ve makinenin de odak noktası gözlerinizin içi olmalıdır. Gözleriniz kesinlikle canlı ve enerji dolu olmalıdır. Çekim esnasında nefes sizin kurtarıcınızdır. Nefesiniz yardımıyla enerjinizi gözlerinizde toplayın ve makineyle bütünleşin. İyi bir headshot fotoğrafçısı bu enerji çıkarımında sizi yardımcı olacaktır.

Cast direktörleri, menajerler, yönetmenler kendi ile barışık ve nasıl göründüğü ile rahat olan oyuncu adaylarına ilgi duyarlar. En güzel fotoğrafınızdan ziyade, sizi yani karakterinizi yansıtan fotoğraflar önemlidir. Çünkü asıl akılda kalıcı olan fotoğraflar, olmak istediğinizi değil, gerçek sizi yansıtan fotoğraflardır.

CAST FOTOĞRAF ÇEKİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER