DANSÇI OLMANIN ALTIN KURALLARI

Bedenin bir amaç doğrultusunda müzik ritmi eşliğinde hareket etmesini kısaca dans olarak tanımlayabiliriz. En ilkel dönemlerden bu yana  savaşlarda, düğünlerde, şenliklerde, dini ayinlerde; umudu, sevinci, korkuyu, cesareti, yani duyguları ve inancı ifade etmek için gerçekleştirilmiş, zamanla günümüzdeki modern halini almıştır.

Günümüzde hemen hemen herkesin kendini ifade etmek, eğlenmek ve sosyalleşmek için bir araç olarak kullandığı dans, kaynaklara göre, insanlık tarihinin ilk sanat eylemi olarak gösterilir. Profesyoneller tarafından sergilenen danslar estetik bir değer, sanatsal bir bakış açısı taşır.

Dans alanında uzmanlaşmak ve bu alanda kendine kariyer hedeflemek isteyenlerin genel hatlarıyla nelere dikkat etmesi gerektiğine gelin birlikte bakalım;

  • Dansta uzmanlaşmanın fiziksel açıdan zorlayıcı olduğunu kabul edin. Spor olarak da adlandırılan dans, dünyanın en ağır sporları arasında kabul edilir. Bu nedenle doğal bir yeteneğe veya becerilere sahip olmanız başarılı olmanız için yeterli olmaz. Dans fiziksel yeterlilik ve azim de gerektirir.
  • Profesyonel dansçı olmak için, disiplinli çalışmalı, zaman ve sabır isteyen bu süreçte kendinize inanmalı, iyi bir eğitim almaya özen göstermeli ve en önemlisi de dansı sevmelisiniz.
  • Halk oyunları, bale, Latin dansları, Flamenko, tango, vals, jazz, swing, hip hop, tap, modern dans, oryantal gibi pek çok dans türü bulunur. Uzmanlaşmak istediğiniz dansı seçmeli, uygun eğitim programları ve eğitmenleri hakkında bilgi almalısınız.
  • Bazı dans türlerinin profesyonelce yapılması için erken yaşta eğitime başlanması gerekir. Örneğin bale gibi uzun süren eğitim programına başlanılması ve bu alanda bir profesyonel olunması için, eğitim yaşı 12’yi geçmemelidir.
  • Açıkça belirtmek gerekirse profesyonel dansçı olmak, yaşamınızı dans gelişiminiz üzerine inşa etmeniz anlamına gelir. Erken yaşta dansa başlamak yaşam tarzınızı dans odaklı kurmanızı kolaylaştırır. Yine de bale gibi danslara başlamak için geç kaldıysanız üzülmeyin, profesyonel olarak yapmak istediğiniz başka bir dans türüne takviye olması için eğitim programınıza ekleyebilirsiniz.
  • Profesyonel olarak hangi dans türü olursa olsun esneklik hepsinde aranan bir özelliktir. Beden yapınıza uygun esneklik programlarına düzenli olarak çalışmalısınız. Uzmanları tarafından hazırlanan programınız,  kendinizi fazla zorlayıp sakatlanmadan doğru şekilde esneklik kazanmanızı sağlayacaktır.
  • Dansla müziği ayrı düşünemezsiniz. Bu nedenle ritm duygunuzu, kulağınızı, koreografiye uyumunuzu ve konsantrasyon becerilerinizi de geliştirmelisiniz. Bunu bol bol dans videoları izleyerek, dansçıların figürlerini, mimiklerini ve adımlarını takip ederek, dans eğitimi ile ilgili kitaplar okuyarak, araştırmalar yaparak, aklınıza takılanları eğitmenlerinize sorarak ve pratik yaparak geliştirebilirsiniz.
  • Profesyonel hayatı tanımak, yeteneklerinizi sınamak, kariyerinize yardımcı olabilecek yeni iş bağlantıları kurmak için dans yarışmalarına katılmalısınız.
  • Başarılı olup olmayacağınızı yalnızca siz belirlersiniz. Teknik anlamda iyi olmanın dışında istediğiniz bir role ya da işe sahip olmanız için, insanların sizi beğenmesi veya sizinle çalışmak istemesi gerekir. Her şey sizin çabalarınız sonucu oluşur. Bu sürece kendinizi hazırlamalı, sabırla yaklaşmalısınız.
  • Enerjinizi sizi negatif güdüleyen insanlara harcamayın. Ne yaparsanız yapın, sizden farklı düşünenler her zaman olacaktır. İnandığınız şeyi yapın.
  • Başkalarının başardıklarına odaklanmak yerine iyi olduğunuz konulara ve üstünde daha çok çalışmanız gerekenlere odaklanın. Rakibiniz kendinizsiniz.

“Başka birinden daha iyi dans etmeye çalışmam. Sadece kendimden daha iyi dans etmeye çalışırım.” Michail Nikolaevich Baryshnikov (Misha)

Reklamlar
DANSÇI OLMANIN ALTIN KURALLARI

SHOWREEL NASIL OLUNUR ?

Çoğu cast direktörü, cast ajansları, yapımcılar, menajer ve yönetmenler iyi bir fotoğrafın yanında, iyi bir showreele de sahip olmanın oyuncuları bir adım öne çıkardığında hemfikirdir.

Nedir bu showreel diye soracaksanız hemen açıklayalım: bir oyuncunun yaptığı işlerin yani portfolyosunun dijital ya da analog film olarak kurgulanmış 2-3 dakikalık görsel sunumudur. Bu sunuma oyuncunun yaptığı işler, çalışmalar, deneyimler haricinde hakkımda tanıtımı ve fotoğrafları da eklenebilir. Showreel, bir oyuncunun oyunculuk yapabildiğini ve hangi karakterlere uyduğunu göstermesini sağladığı ve böylece diğer oyuncuların arasından sıyrılmasını kolaylaştırdığı için oldukça önemlidir.

Günümüzde çoğu proje için cast direktörleri ajanslardan oyuncu talebinde bulunduklarında, headshotları çok iyi olsa bile showreeli olmayan oyuncuları elemektedirler. Kariyerlerine yeni başlayan oyuncu adaylarının profesyonel bir showreele sahip olmaları için deneyim kazanmaları gerekir. Amatörce çekilmiş showreel sunumu kötü bir imaj yarattığından bu noktada mümkün olan en büyük özeni göstermenizi öneririz.

Peki siz oyunculuk kariyerinizin başındaysanız ya da bu güne dek hep tiyatro ile ilgilendiyseniz ve artık kamera önüne geçmek istiyorsanız nasıl showreel oluşturabilirsiniz?

Profesyonel ya da öğrenci projelerinde dahi çekilmiş showreel oluşturabilecek kalitede sahneleriniz yoksa ya da hiç kamera önüne geçmediyseniz umutsuzluğa kapılmayın. Kendiniz için showreel çekebilirsiniz. Bunun için öncelikle yaklaşık 40 saniye süren üç ayrı sahne bulun ya da kendiniz yazın. Monolog ya da diyalog fark etmez her sahnenin: farklı bir arka planı, dekoru, farklı açıları, konusu ve size yardımcı olacak oyuncuları olsun. Bu sahneleri sizin farklı karakteristik özelliklerinizi ortaya çıkaracak sahnelerden seçin. Bu üç sahnenin çekimi öncesi performanslarınız için oyuncu koçunuzla çalışın. Profesyonel kamerası olan, size ışık ve ses ekipmanı temin edebilecek arkadaşlarınızla ekip oluşturun. Çekimlerinizin profesyonel görünebilmesi için mükemmel bir görüntü kalitesine, sese ve ışığa sahip olmalısınız. Bu üç sahneyi  en fazla 2 dakikalık bir showreel olarak montajlayın.

Sizin için Showreel çekebilecek çevreniz yoksa veya zaman ayıramayacaksanız, bu işi sizin için yapabilecek özel prodüksiyon ya da yapım şirketleri bulunmaktadır. Burada dikkat etmeniz gereken konu çekim sonrası ödeme yapacağınız için, firmalarla anlaşmadan önce bitmiş projelerini görün. Nasıl bir showreel istediğinizi net bir şekilde açıklayın. Böylece hem zaman kaybı ve para israfından kendinizi korumuş olur hem de profesyonel görünen showreel sunumuna sahip olursunuz.

Peki iyi bir showreel oluştururken genel hatlarıyla nelere dikkat etmelisiniz?

  • İyi bir showreel 2 dakikadan fazla sürmemeli ve en iyi olduğunuz performansınızla birlikte hemen başlamalıdır.
  • Showreel başlangıcında isminizi ve fotoğrafınızı siyah fon üzerine yerleştirilmiş şekilde sunum yaparak zaman harcamayın. Bunu gerçekleştirmek için kullandığınız 10 saniye bile çok değerlidir. İsminiz çekim devam ederken en altta görünsün ve bir süre sonra kaybolsun. İletişim bilgilerinizi de showreel sonuna koyun.
  • Çok bilindik dizi veya filmlerden sahneler kullanmayın. Seyredenlerin sizden yabancılaşmasına ve sizin, asıl rolü oynayan oyuncu ile istem dışı kıyaslanmanıza neden olacaktır.
  • Profesyonel bir ortamda çekilmedikçe, kamera önü eğitimlerinde veya atölyelerinde yapılan çekimlerden veya kısa film çalışmalarından sahneler kullanmayın. Amatör ve yetersiz görünmenize neden olabilir.
  • Okul projelerinde veya kısa film çalışmalarından görüntüler eklemek isterseniz. Oyunculuğunuzun yanı sıra, ışık, ses, kurgu gibi teknik etkenlerin de iyi olduğundan emin olun.

Başlangıç amaçlı showreel oluştururken, çekimlerin gerçek televizyon ya da filmden sahnelermiş gibi görünmesine dikkat etmelisiniz. Showreel içerisinde önemli olan sizin kamerada nasıl göründüğünüz; nasıl bir ses rengine sahip olduğunuz; oyunculuk yeteneğinizin olup olmadığı ve hangi rollere uygun olabileceğinizdir.

Eğer iyi yapılmış bir showreel sahibiyseniz ihtiyacınız olan profesyonel işlere yönelebilirsiniz. Unutmayın ki, iyi hazırlanmış showreel, deneme çekimlerine çağrılmanızı sağlayan en önemli etkenlerden biridir.

SHOWREEL NASIL OLUNUR ?

OYUNCU OLMANIN YAŞI

Gençken oyuncu olmak istemiş, maddi konular, ailevi müdahaleler gibi sebeplerden dolayı bu hayalinden vazgeçmek zorunda kalmış çok kişi var. Hayallerini gerçekleştirebilecek maddi ve manevi duruma ulaştıklarında ise çoğu yaşlarının sorun olacağını düşündüğünden gereken adımı atmıyor. Halbuki yaşınızın bir önemi olmadan oyunculuk kariyerinize dilediğiniz anda başlayabilirsiniz. Bilen bilir, biz yeniden hatırlatalım; June Sguibb, “Nebraska” filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülleri’ne aday gösterildiğinde 84 yaşındaydı. Hayatınızı sürdürürken keşkelerinizin olmaması için siz de ilk adımı atın. Bu ilk adımınızın cesurca bir davranış ve takdir edilmesi gereken bir değişim olduğunu da unutmayın.

Oyuncu olmak için şimdi neler yapmalısınız gelin beraber inceleyelim.

  • “Ben çalışmamak için emekli oldum” demeyin, oyunculuğu bir iş olarak görmeli, işinize konsantre olmalısınız.
  • Belli bir yaşın getirdiği olgunluk, birikim, tecrübe; sizi zengin bir kişilik yapar. Bunu iyi değerlendirmelisiniz. Sevmiş, sevilmiş, aile kurmuş, çocuk büyütmüş, kaybı veya acıyı yaşamış, çok çalışmış, yorulmuş, zorlu yaşam koşullarında kendini geçindirmeyi öğrenmiş ve bu yaşına kadar yılmamış biri olarak insan ilişkilerinizi, deneyimlerinizi avantaja çevirebilirsiniz. Hayatın size sağlamış olduğu tüm bu deneyimlerinizi oyunculuk kariyerinizi inşa ederken kullanabilirsiniz.
  • Oyunculuk sürecini iyi yönetmelisiniz. Başlangıç olarak neler yapmalısınız detaylarıyla Oyuncu Olma Süreci yazımızda inceleyebilirsiniz. Oyunculuk alanında deneyiminiz yoksa eğitim almalısınız. Eğitim almanın yaşı yoktur. Aldığınız eğitim sayesinde yeteneğiniz var mı, hangi alanlarda çalışabilirsiniz bunları öğrenirsiniz. Oyuncu olmanın size ne hissettirdiğini, bu alanda yeteneğinizin olup olmadığını aldığınız eğitimleri tiyatroda ya da kamera önünde uygulamadan öğrenemezsiniz. Deneyimleriniz size doğru kanalda olduğunuzu düşündürüyorsa, tutkunuz ve azminiz varsa asla vazgeçmeyin!
  • Reklam yüzünüz olup olmadığını deneyin. Çoğu reklamda tecrübeli oyuncu aranmaz, halktan gerçek kişiler kullanılır. Bunu değerlendirin. Bu noktada reklam ajanslarına başvurabilir veya Casting Türkiye’de profil oluşturarak da bizzat kariyerinize kendiniz yön verebilirsiniz.
  • Birikimlerinizi iyi değerlendirin. Yatırımlarınızı gelecekte rahat bir yaşam sürmeniz için yaptığınızı unutmayın. Oyunculuk yapmak istediğinize kesin karar vermediğiniz sürece fazla harcamalardan kaçının.
  • Eğer oyunculuk terminolojisine uzak ve sosyal medya ile alakanız yoksa yeni nesil ile aranızdaki uçurumu kapamak için kendinizi geliştirmelisiniz. Teknoloji ile barışın ve internet kullanımınızı geliştirin. Medya okuryazarlığı konusunda bilgilerinizi arttırın. Sosyal medya da varım demek için sosyal medya hesaplarına sahip olmayın. Bu hesapları hangi amaçlar doğrultusunda kullanacağınızı iyi kestirin. Amacınız bilgi edinmek ise, ilgi duyduğunuz konuda otorite sayılan kişileri, size bilgi veren sayfaları, festivalleri, iş fırsatlarından haberdar olmanızı sağlayan kaynakları, ortak özelliklerinizin olduğunu düşündüğünüz toplulukları takip edin. Sinema ve oyunculuk üzerine kitaplar okuyun. Yalnızca temel değil, tarihsel, kuramsal bilgiler edinerek içine girmek istediğiniz dünyanın atmosferine uyum sağlayın.
  • Her yaşın karakteri yazılır, bu nedenle her yaştan oyuncuya da ihtiyaç vardır. Yaşıtınız diğer oyuncuların sizden daha fazla deneyimi olması muhtemeldir. Bu durum belli rolleri oynamak için seçilmenizi başlarda zorlayabilir, ancak unutmayın ki yeni yüzlere her zaman ihtiyaç vardır. Üstelik yaşlandıkça roller azalsa da yarışacağınız daha az sayıda oyuncu vardır.
  • Profesyonel oyunculuğun yanı sıra, lokal tiyatrolarda, reklamlarda, öğrenci projelerinde, okuma tiyatrolarında, radyo tiyatrolarında da yer alabilir, daha fazla alanda tecrübe geliştirebilirsiniz.
OYUNCU OLMANIN YAŞI

MANKENLİK TERİMLERİ NELERDİR ?

Manken veya fotomodel olmakla ilgileniyorsanız; bu iş için gereken özellikleri taşıyıp taşımadığınıza bakmak için  Model Olmak ve Nasıl Fotomodel Olunur? yazılarımıza göz atabilirsiniz.  Bunun yanı sıra, bir model adayı olarak sektör diline aşina olmanız, uyum sağlamanızı kolaylaştırır. Böylelikle bir ajans, müşteri, koreograf veya moda fotoğrafçısı ile karşı karşıya geldiğinizde sizden beklenilenleri daha çabuk kavrarsınız.

İyi bir ilk izlenim bırakmanızda faydası olacağını düşündüğümüzden, modellikle ilgili belli başlı terimleri sizler için açıklamak istedik. Gelin birlikte göz atalım.

Açılış ve Kapanış Duruşu: Modellerin defilede podyumun giriş ve çıkışlarında üçer saniyelik durarak verdikleri poz ve bakış.

Ajanslar (Model Agency):  Modellerin çalışma programından ve portfolyosundan mankenlik ajansları sorumludur.Kazançlarını modellerin müşterilerle yaptıkları anlaşmalardan elde ederler. Sektörde çalışacak modelleri bularak onları moda endüstrisine kazandırırlar. Endüstriye kazandırdıkları modelleri müşterilere ve yabancı ajanslara tanıtırlar. Müşteri ve model arasındaki kontratı gerçekleştirirler. Müşterilerden verilen hizmetin karşılığının alınması sağlarlar.

Alamode: Moda olan, ilgi çeken ve çok tutulan anlamında kullanılan bir kelimedir.

Arka Fon (Backdrop): Fotoğraf çekiminde fotoğrafçının kullandığı arka plan rengi ve görseline denir.

Aspiring Model: Modellik kariyerinin başında, profesyonel model olmak için çalışan, azimli ve istekli model adayına denir.

Baş Manken: Podyumda defilenin açılışını ya da kapanışını yapmak için, ilk sırada ve son sırada çıkan modellere denir.

Blow Up (Fotoğraf Büyütme): Fotoğrafları negatif hallerinden büyük hale getirme işlemidir.

Boydan Çekim (Body Shot): Modelin tüm vücudunu kadraja sığdıran çekimdir.

Casting (Seçme): Yetenekli modellerin belirlenmesidir. Casting, iki şekilde yapılabilir. Biri her modelin başvurabileceği seçmelerdir. İkincisi de ön seçmeleri geçmiş modellerin müşteriler tarafından belirleneceği ve final niteliği taşıyan seçmelerdir. Bu seçim türünde müşteriler gereksinimlerine en çok uyan modelleri seçerler.

Çekim Mekânı (Lokasyon): Bir çekim çalışmasının yapıldığı yerdir. Bu yer, stüdyo içi veya stüdyo dışı olabilir.

Çıkış Sırası: Podyuma hangi mankenin hangi sıralamayla çıkacağının belirlenmesi. Dolayısıyla elbiselerin çıkış sıralamasına göre model sıralaması yapılır.

Çift Yarım Dönüş: Yarım dönüş yapıldıktan sonra podyumun ortasında yapılan dönüştür. Aynı şekilde yapılarak tekrar poz verilecek noktaya gelinir ve geri dönüş gerçekleştirilir.

Dior Dönüşü: Bir modelin podyumda 360 derece yaptığı zarif dönüş.

Emcee: Modellerin podyum veya showroomda yürürken, kıyafetlerin anlatımını gerçekleştiren, gösteriden sorumlu kişi.

Fashionista: Moda endüstrisi hakkında bilgi sahibi, yetkin kişi.

Geçit (Parade): Defile sonunda yapılır. Tüm modeller en son sergiledikleri kıyafetlerle, genelde tek sıra halinde çıkarlar.

Gelin Dönüşü: Podyumda uzun, özellikle kabarık elbiselerin sunumu için 360 derece omuz üzerinden bakılarak yapılan yavaş dönüşlerdir.

Go-See (Audition): Firmaların iş anlaşması yapmayı düşündükleri mankenleri çağırdıkları görüşmelerdir.

Haute Couture  (otkutür) : Kişinin beğenisine göre özel olarak tasarlanmış elbise anlamına gelen bir moda terimidir. Ismarlama giyim olarak da tanımlayabiliriz. Her özgün veya kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim şeklidir.

Ingenue: 9-13 yaş arası modeller

Junior: 13-17 yaş arası modeller.

Kontak Baskı (Contact Sheet): Fotoğraf çekimi sonrası tüm fotoğraflar tek bir film baskısı üzerine toplanır. Küçük fotoğraflar loupe denen kuyumcu merceği benzeri büyüteçlerden bakılarak direkt seçilir.

Lingeria: Kadın iç çamaşırı veya gecelik

Look: Görünüş ifade, tarz anlamında kullanılır.

Moda Başkentleri: New York, Milano, Paris, Tokyo

Model Release (Model Muafiyeti veya Model İzin Belgesi): Modelin, çekimi yapılan fotoğrafları üzerinde olan veya olmayan hakkını beyan eden yasal bir sözleşmedir. Bu sözleşme, model-müşteri arasında ya da model-fotoğrafçı arasında imzalanabilir. Sözleşme sonrasında fotoğrafçı ya da müşteri kullanım hakkına kısmen veya tamamen sahip olur.

MUA: Makyöz / Makeup Artist

Pivot: Podyumda tam veya yarım daire şeklinde yapılan dönüşlerdir.

Podyum / Runway / Catwalk: Giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yere podyum denir. Podyum, defilenin yapıldığı, çeşitli yükseklikte ve ebatlarda yer alan mankenin yürüyüş yolu olarak da tanımlanabilir. Podyumun bulunmadığı ortamlarda sahnede de defile yapılabilmektedir.

Polaroid: Modelin doğal görüntüsünü gösteren fotoğraf türüdür. Modellerin portfolyolarında polaroid fotoğraf bulundurmaları gereklidir.

Portfolyo: Modelin bireysel ve mesleki başarılarını, gelişimini ve yeteneğini ortaya koyan işlerine ait fotoğraflarından oluşan bir kariyer sunum dosyasıdır. Portfolyo, modeli tanıtan en önemli araçtır. Modele ait polaroidleri ve modelin katılmak istediği çalışma türlerini bulundurur.

Pret A Porter: Hazır giyim, konfeksiyon.

Prototip: Ele model olarak alınan esas orijinal, numune.

Prova: İstenen seviyede son halini gerçekleştirene kadar ve gösteri zamanı oluşabilecek sorunların önlemini alabilmek için yapılan deneme. Diğer bir anlamı, bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme.

Prova Mankeni: Tasarımcı veya üretici firma tarafından işe alınan ürünün provasının yapıldığı manken. Bütün koleksiyona ait ürünlerin provası ve dikimi, prova mankenine göre yapılır.

Sahne Arkası (Backstage): Defilelerde podyumun arka tarafında modellerin kıyafetlerini değiştirmeleri için hazırlanmış olan alan.

Sedcard / Zedcard: Modelin kartviziti niteliğindedir. Modelin çekildiği en son ve en kaliteli siyah-beyaz ve/veya renkli; Modelin farklı hâllerini ve yeteneklerini gösterir nitelikte olan fotoğraflarının yer aldığı; modelin bağlı olduğu ajans tarafından hazırlanan ön tanıtım kartıdır. Ön yüzde modelin ismi, bir foroğrafı ve ajans iletişim bilgileri; arka yüzeyde genellikle 2-3 fotoğraf ve modelin (boy, beden, ayakkabı numarası vb.) özellikleri belirtilir. Model bir ajansa bağlı değilse Sedcard’ını kendisi hazırlar.

Serbest/Freelance: Bir ajansa bağlı olmadan çalışan modeller. İş görüşmelerini, bağlantılarını ve iş anlaşmalarını modelin kendisi yapar.

Set: Çekim çalışmaları için, içinde gerekli tüm malzemeleri (ışıklar, kamera, sanat yönetmeni) barındıran ve çekimlerin gerçekleştirildiği mekândır. Burası, gerçekleştirilecek çekimin niteliğine bağlı olarak profesyonel stüdyo içi ya da stüdyo dışı bir ortam olabilir.

Set Zamanı: Modelin çekim ya da defileye gelmesi beklenen saattir. Genellikle hazırlık sürecinden 15 dakika önce gelinmesi beklenir.

Test Çekimi (TFP): Modelin ücretsiz olarak katıldığı çekim çalışmalarıdır. Çekilen fotoğraflara portfolyoda yer verilir. Böylece model portfolyosunu genişletmiş olur. Bu çekimler model ve fotoğrafçı arasındaki karşılıklı yarar sağlama ilişkisine dayanır. Amatör/Profesyonel, Tecrübeli /Tecrübesiz herkes zaman zaman TFP çekimlerine katılır.

Yarım Dönüş: Kolay ve standart model dönüşüdür. 180 derece, yön değiştirmek için yapılan dönüşlerdir.

MANKENLİK TERİMLERİ NELERDİR ?

OYUNCU OLMAK İÇİN NASIL CV HAZIRLAMALIYIM ?

Hangi sektörde çalışıyorsanız çalışın bir öz geçmişinizin (CV) olması kariyerinizi özetlemenin en pratik yoludur. Bir oyuncu adayı olarak, sektöre yeni giriş yaptığınız ve deneyimsiz olduğunuz için CV hazırlarken rahatsızlık duymanıza gerek yok. Kolaylıkla sizi ifade edecek düzgün bir CV oluşturabilirsiniz.

Kariyerine yeni başlayan oyuncu adayları için hazırladığımız bu yazıyla, CV içerisinde olması ve olmaması gerekenleri gelin birlikte hatırlayalım.

  • Günümüzde teknoloji ve sektörün gelişmesiyle de beraber; çoğu televizyon ve film yönetmenleri, cast direktörleri aradıkları oyuncuları daha çok headshot ve showreel üzerinden değerlendirmede bulunurlar. İnceledikleri adaylar arasında uygun gördüklerini deneme çekimine katılmaları için çağırır, olumlu çekimler arasından doğru kişiye ulaşırlar. CV ile diğer tanıtım araçlarıyla ilgilendikleri kadar ilgilenmezler. Önemli olmadığını düşündükleri alanlara hiç bakmazlar. CV’ de daha çok eğitim alınan öğretmenlere, okula, yapım şirketine, yönetmene ve yapılan işlere bakarlar. Çok uzun, kalabalık ve düzensiz bir CV ile oyuncunun aranan iş için uygun olup olmadığı anlaşılamaz. Bu nedenle CV oluştururken bir sayfadan uzun olmamasına dikkat etmelisiniz. Oyunculuğa ilk başladığınız zamanlarda cast direktörlerinin direkt bakacağı yer kimden ve nereden eğitim aldığınızdır. Eğer oyunculuk deneyiminiz yoksa siz de CV’nizi sade tutarak; yönetmenin, cast direktörlerinin veya asistanlarının dikkatini aldığınız eğitim ve sahip olduğunuz yetenekleriniz üzerine çekebilirsiniz. Bildikleri ve güvendikleri eğitmenlerden eğitim almış olmanız deneme çekimlerine çağrılmanıza yardımcı olacaktır.
  • CV’de küçük fotoğrafınızın yer alması; boy-kilo, göz-saç rengi gibi fiziksel özelliklerinizin olması; “Hakkımda” yazısının bulunması gibi konular tercihe göre değişebilmektedir. Siz başlangıçta CV’nizi olabildiğince sade hazırlayın.
  • CV formatı sıralamanız: İsim, İletişim Bilgileri, Film, televizyon, reklam, tiyatro, eğitim, atölye/seminer, özel yetenek şeklinde düzenleyebilirsiniz.
  • İletişim Bilgileri kısmına, varsa ajansınızın telefon ve mail bilgisini, yoksa sizin telefon ve mail bilginizi yazabilirsiniz oturduğunuz yerin adresine kadar belirtmeniz gerekmez.
  • Film, televizyon: Yer aldığınız projelerin yazımını son işinizden başlayarak yapın. Proje adı, karakter, rolün özelliği, yönetmen, yapım şirketi olarak belirtin. Rolün başrol, ana ya da yan rol, bölüm oyunculuğu ya da konuk oyunculuk olup olmadığını belirtin. Figüran olarak başvumadığınız müddetçe figürasyonda yer aldığınız projeleri CV’de belirtmeyin.
  • Tiyatro: Oyunun adı, karakterin adı, rolün özelliği, yönetmen, nerelerde oynandığını belirtin.
  • Eğitim: Konservatuvar veya dengi kurumlarda oyunculuk eğitimi aldıysanız onu belirtin. Oyunculuk üzerine almış olduğunuz eğitimle ilgili bilgileri girin.
  • Atölye/Seminer/Kurs: Oyunculuk üzerine, atölyelerden, seminerlerden, kurslardan almış olduğunuz eğitimle ilgili bilgileri girin. Bilgileri; kurum, eğitmen, eğitim özelliği, süresi şeklinde son aldığınız eğitimden başlayarak yazın.
  • Özel Yetenekler: Fiziksel özellikleriniz ve yeteneklerinizi yazacağınız alandır. Ateşli silah kullanma, jimnastik, yabancı dil, at binme, müzik aleti çalma, motosiklet kullanma gibi özellikleriniz var mı? Bu özelliklerinizi gerçekten profesyonel ve ileri seviyede iseniz belirtin. Henüz öğreniyor olduğunuz ya da bir kez deneyimlediğiniz bir özelliğinizi belirtmeyin. At bindiğinizi belirtiyorsanız sizin atın üzerinde dörtnala gitmeniz beklenebilir.
  • Işık, görüntü, reji asistanlığı gibi oyunculukla ilgisi olmayan sektörle ilgili deneyimlerinizi, modellik yaptığınız işlerinizi belirtmeyin.
  • CV şekil ve biçim olarak da sade olmalı. Süslü, renkli ya da italik yazı tipi, baskılı kağıt, renkli kağıt, zımba, delgeç deliği olmamasına dikkat edin.
  • CV’nizi kullandığınız fotoğrafınızın arkasına basılmış şekilde oluşturarak daha etkileyici bir hale getirebilirsiniz.
  • CV’yi elektronik ortamda da etkin olarak kullanabilirsiniz. Yönetmen, yapımcı veya cast direktörlerine showreel ve headshot sunumu yaparken PDF dosyasında CV’nizi de gönderebilirsiniz.
  • CV’nizi yazarken imla hatası yapmayın. Verdiğiniz bilgileri doğru ve eksiksiz yazdığınızdan emin olun.
  • Profesyonel işleriniz olana kadar, katıldığınız amatör projeleri hatta okul projelerini CV’de belirtebilirsiniz. Bu projelerle festivallere katıldıysanız; dahil olduğunuz proje ödül aldıysa veya siz oynadığınız rolle ödül aldıysanız, CV’nin en alt bölümünde açıklama olarak belirtin. Aynı uygulamayı oynadığınız tiyatro oyunları için de yapabilirsiniz.
  • CV üzerinde belirttiğiniz deneyimlerinizi; aldığınız eğitimleri veya yer aldığınız projeleri asla abartarak yazmayın. Dikkat çekmek için sahip olmadığınız bir özelliği belirtmeyin. Bunların ortaya çıkması henüz yolun başındayken oyunculuk kariyeriniz için kötü bir izlenim oluşturacaktır. Bu ufak gibi görünen pembe yalanların uzun süre kariyerinizi zedeleyebileceğini unutmayın. CV’nizi tüm bu olması gerekenleri göz önünde bulundurarak oluşturun. Her zaman yeni yüz ve yeteneklere bu sektörde ihtiyaç duyulduğunu unutmayın. Kendinize inanın.
OYUNCU OLMAK İÇİN NASIL CV HAZIRLAMALIYIM ?

BÜYÜK BEDEN MANKEN NASIL OLUNUR

“Her beden güzeldir.”, “Herhangi bir beden biçimi ya da ölçüsü bir diğerine üstün değildir.” “Modaya ve standart kalıplara sıkışıp kalmayın.”, moda sektöründe yer alan tüm bu ifadelerin ana fikri: Herkesin modanın bir parçası olmaya, iyi ve kendine yakışanı giymeye ve istediği tarzda kendine uygun kıyafetleri seçmeye hakkı vardır. Bu sebeple moda sektörü son on yıldır güzel bir değişim yaşamakta.

2006 yılında Jean Paul Gaultier, büyük beden mankeni Crystal Renn’i podyuma çıkartarak bir ilke imza attı. 2010 yılında New York Moda Haftasında sadece dolgun vücüt hatlarına sahip kadınlar için hazırlanmış kıyafetlerin sunulduğu ilk defile yapıldı. 2015 yılında ise 51 yıldır takvim çıkaran ve hepsinde incecik model ve ünlüleri kullanan Pirelli, ilk kez model olarak Amerikalı büyük beden manken Candice Huffine’ı kullandı.

Moda sektöründe yaşanan bu değişim ülkemizde de hissediliyor. Tekstil firmaları son yıllarda artan büyük beden giyim taleplerini karşılamak için büyük beden kreasyon üretimine yoğunlaşmış durumda. Sektörde yaşanan bu canlanma, firmaları, ürünlerini defilelerde ve katalog çekimlerinde taşıyacak büyük beden manken arayışına soktu.

Peki ülkemizde büyük beden mankenliği yeterince ilgi görüyor mu?

Ülkemizde genetik kodlarımızın da etkisiyle bir hayli fazla büyük beden kadın yaşamakta olsa da iş model olmaya gelince biraz çekimser davranılmaktadır. Bunun nedenlerinin başında toplumda yer alan “Büyük bedenle, şişmanlığı hatta obeziteyi bir görme” algısıdır. Oysa ki Türk kadınları genlerinden gelen yuvarlak hatlarını inkar etmemeli. Çünkü güzel olmak zayıf olmak değil, sağlıklı görünmektir. Formda, sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak için illaki 34-36 beden olmak gerekmez. Siz de etine dolgun ve yuvarlak hatlıysanız, büyük beden/A Plus Size modelliği ile ilgileniyorsanız neler yapmalısınız gelin beraber inceleyelim.

  • Öncelikle büyük beden mankeni kriterlerine uygunluğunu kontrol edin. Orantılı ve yuvarlak vücut hatlarına sahip olmanız, hoş, fotojenik bir yüzünüzün ve gülümsemenizin olması, bunun için güzel bir cilt ve diş yapınızın olması tercih sebebidir.
  • Bedeniyle barışık olma, fotoğraf çektirmeyi sevme ve öz güveni sahip olma gibi özellikler de aranır.
  • Büyük beden mankenliği çoğu yerde vücut ölçüleri açısından 36 beden üzeri olarak gösterilir. Genel olarak 42-44 beden, 1,75 boy ve 100-80-100 civarı vücut ölçüsü en ideal oran diyebiliriz. Bu oranlar firmadan firmaya değişebilmektedir. Kendi vücut ölçülerinizi bilmek ve belli bir forma sokmak vücut hatlarınıza uygun iş bulmanızı kolaylaştıracaktır.
  • Başlangıç olarak hangi alanlarda çalışabileceğinize karar vermeniz kariyerinizde daha sağlam ve başarılı bir şekilde yol almanızı sağlar. Katalog çekimleri, online katalog çekimleri, web sitesi çekimi, reklam kampanyaları, ürün tanıtımlarını gerçekleştirebilir, podyum mankenliği, mayo/bikini mankeni, iç çamaşırı mankeni, prova mankeni gibi pek çok işi yapabilirsiniz.
  • Bu sektörde başarılı olabilmek için kendinize yatırım yapmalısınız. Bunu bir iş olarak görerek fotoğraf çekim çalışmaları yapmalı; sporla, sağlıklı beslenmeyle vücudunuzu sıkılaştırmalı; dişlerinizi parlak düzgün bir yapıya getirmeli; saç ve tırnak bakımınıza önem göstermelisiniz.
  • İş arayışlarınızda büyük beden mankenlerle çalışan ajanslara gidebileceğiniz gibi, Casting Türkiye’nin http://www.castingturkiye.com.tr adresinde profil oluşturarak kariyerinizi kendiniz de yönetebilirsiniz.
  • Sektörde yeni olmanız nedeni ile gittiğiniz ilk görüşmede kimse sizden profesyonel fotoğraflarınızın olduğu portfolyo getirmenizi beklemez. İki ya da üç fotoğrafınızın olması başlangıç için yeterli olacaktır. Bir tane headshot bir ya da iki tane de boydan çekilmiş fotoğraf işinizi görür. Fotoğraflarınızı çektirirken saçlarınızın toplamayın ve yüzünüzü görünür kılın. Sade natürel bir makyajınız olsun. Son olarak topuklu ayakkabı giymek, sizi daha dik ve uzun gösterecektir.
  • Kamerayla nasıl iletişim kurduğunuz önemli. Her şey gözlerde saklıdır. Dergileri araştırın, büyük beden mankenlerin yaptığı çekimleri, verdikleri pozları inceleyin. Bol bol pratik yapın.
BÜYÜK BEDEN MANKEN NASIL OLUNUR

OYUNCU OLMAK İÇİN KANDIRILMAYIN !

Oyunculuk günümüzde son derece popüler olan bir meslek alanı. Çoğu insanın meslek olarak oyunculukla ilgilendiği gibi, ek gelir elde etmek, deneyim kazanmak veya yalnızca hobi amaçlı olarak da oyunculukla ilgilenilebilir. Zamanla sektöre olan ilginin artması, piyasanın hareketlenmesine, kazanç sağlanabilen bir ortam haline gelmesine sebep olmuştur. Ne yazıktır ki hemen her piyasada olduğu gibi bu sektörün içinde de kazanç elde etmekten başka hiç bir arzusu olmayan, çıkarcı kişiler/kuruluşlar da vardır.

Bu yazımızda oyuncu adayları için başka insanların haksız kazanç fırsatı olmamasını sağlamak adına tavsiye niteliğinde yapılması gerekenleri sıraladık.

Öncelikle bilmelisiniz ki başarılı bir oyuncu olmak için ihtiyacınız olan şeyler eğitim, yetenek ve zaman olarak özetlenebilir. Bunların yanı sıra başarıya ulaşmanın süresi biraz şansla, iyi ve doğru iş ilişkileri kurmakla kısalabilir ama asla bir günde olmaz. Tüm bunlar için de çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak ve bunun için zaman ayırmak, bu sektöre girmek isteyen çoğu deneyimsiz oyuncu adayının hoşuna gitmez. Bu durum zaman harcamadan, kendilerine yardımcı olacak birilerini aramalarını doğurur. Kimileri deneyimsizlikten kaynaklanan saflığı kötüye kullanabilir.

Karşınıza çıkan seçenekleri değerlendirirken dikkatli adımlar atmanız, sizi olası hayal kırıklıklarına karşı koruyacaktır. Örneğin, deneme çekimlerini birer iş görüşmesi olarak görmelisiniz. Bir garson, doktor, sekreter olarak iş görüşmesine gittiğinizde bu iş görüşmesi için para ödemezsiniz, değil mi? Oyunculuk için de aynı şey geçerli. Sizden deneme çekimi için ücret talep edenlerden uzak durun.

Kaydınızın olduğu, kendi fotoğraf çekimlerini ya da eğitimlerini ücretli olarak zorunlu tutan ajans ya da firmalarla çalışmayın. Ajanslar elbette kendi profesyonel fotoğrafçılarına headshot çektirmenizi ya da bünyelerinde bulunan eğitim merkezlerinden eğitim almanızı önerebilirler. Seçim size bırakıldığı sürece bunda bir sakınca yoktur. Tercih size bırakılmalı.

Siz iş aldıkça anlaştığınız yüzde üzerinden komisyon alan yerler olabilir. Bunlar genellikle menajerlik hizmeti de sunan kurumlardır. Araştırmanızı iyi yapın. Size çalışabileceğiniz projeler getiren yerlerle çalışmaya özen gösterin.

Casting Türkiye de dahil, Türkiye’de düzgün, dürüst çalışan ve başarılı işlere imza atan pek çok ajans veya benzeri size iş bağlantıları sunacak firmalar var. Kariyerinize dilediğiniz şekilde yön vermeniz için çalışacak yerler bulabilirsiniz.

Oyuncu adayı olarak iş arıyorsanız dikkat etmeniz gerektiğini düşündüğümüz  diğer hususlar:

  • Tanışmamış ve resim göndermemiş olmanıza rağmen yaşadığınız şehirden farklı bir şehirde bulunan, ajansına ısrarla kayıt ücreti ödeyerek katılmanızı isteyen kişiler,
  • Yapımcı ya da ajans adı altında eğitim programı, ön kayıt gibi konuları bahane edip avans isteyen kişiler,
  • Bu ve benzeri tekliflerle gelen kişilerle iyice araştırma yapmadan bağlantıya geçmemenizi öneririz. Bu firmalar bazen gerçek kişi ya da firmaların isimlerini kullanabilmektedir. E-mail adreslerini ve telefon numaralarını ya da proje bilgilerin gerçek kişi ya da firmalarla karşılaştırdığınızda uyuşmadığını göreceksiniz.
  • İletişim bilgilerini istediğinizde yeni kurulduklarını ya da web sitelerinin güncellenme aşamasında olduğunu söyleyen, istediğiniz bilgileri size vermek konusunda çekimser davranışlar sergileyen kişilerle araştırmadan sözleşme imzalamayın.
  • Siz işi almadan önce ücret ve ödeme şartlarını açıkça konuşun. Özellikle ilk işlerde ücret vermediklerini sizi denediklerini söyleyen firmalarla çalışmayın. Siz ücretinizi alamasanız da firma ücretini almaktadır.
OYUNCU OLMAK İÇİN KANDIRILMAYIN !